Feromon Nedir?

Feromon Nedir?

Aşkın varoluşunda beynin gerekliliği Aristo’dan beri sezinlenir ve en temel koşuldur. Aşka böyle dirimbilimsel bir yaklaşım sonunda bireyi yegane gerçekliğe götürmektedir.

Gelişmiş bir beyin sayesinde;

– Bireyin türüne yönelimi
– İnsanın insanı tercih etmesi
– Partner seçimleri
– Cinsel dürtüleri ve davranışları gerçekleşmektedir.

Tüm bu işlevsel nitelikteki davranışların da beynin yönetiminde çeşitli hormonlar ile beraber birtakım kimyasallar aracılığıyla ortaya çıktığı somut bir durumdur. Kişinin bedensel olarak böyle bir iç iletişiminin yanındaki diğer önemli nokta: FEROMON’lardır. Feromonların yapısı hormonlarla benzerlik göstermektedir ve kimyasal tözlerden ibarettir. Herhangi bir kimseden salınan feromonlar bir diğer kimsenin beden içi iletişimini direkt olarak etkilemektedir. Yani burada X ile nitelendirilen şahsa Y ile nitelendirilen şahsın çekilmesine sebep olacak feromonlarının bulunması halinde, X’nin türüne yönelmesine, X’i yeğlemesine, X’i eş olarak seçmesine, cinsel güdülenmesine ve dürtülerinin harekete geçmesine değin birçok noktaya müdahale edildiği ve yahut edilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. İnsan fizyolojisi bu müdahaleye açık bir yapıdadır.

Çeşitli deneyler de feromonların var olduğunun kanıtını ortaya koymaktadır. Bilinen en popüler deneylerden biri fareler üzerinde gerçekleşmiş olanıdır, yalnızca dişi kobayların bulunduğu kafeslerde bir müddet sonrasında yumurtlama evrelerinin uzadığı ve giderek de kesildiği gözlemlenmektedir. Kafeslere erkek fare kokusu verildiğinde (kap içinde idrar bırakılması) dişi kobayların yumurtlamaya başladıkları kayıtlara geçmiştir. Verilebilecek örneklerden bir tanesi de kız yatılı okullarından çıkmıştır, aynı odada yaşamaya başlayan kızların yumurtlama dönemlerinin zamanla aynı döneme denk gelmesi gibi bir durum söz konusu.

Feromonlara açıkça bir tanım getirmek pek olası değil. Ancak en bilinen şekilde, halk arasında “Elektrik alamadım/aldım.”, “Kanım ısınmadı/ısındı.” gibi tabirler tamamen feromonların uygunluğu ya da uygunsuzluğu ile ortaya çıkmaktadır.

Tüm bu sebeplerden beyin gündelik hayatımızda, -büyük bir yanılgıya kapılarak- nesnellikle bağdaştıramadığımız duygularımızda doğrudan etkilidir. Duyumsamanın gerçekleşmesi için başlıca ihtiyaç kaynağımızdır ve tüm hormonal yapılar kişisel ilişkilerimize oldukça ciddi bir şekilde yön vermektedir. Hatta son zamanlarda ön plana çıkan mutlulukla özdeşleştirdiğimiz endorfin doğrudan beyinden salgılanmaktadır. Feromonların bu tanımlanması zor yapılarının bir nebze olsun anlaşılabilmesi adına bu bilgilerin göz önünde bulundurulması yerinde olacaktır.


Cahil Peri

Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!

YORUM YAZIN